Türkiyeli gazetecilerle birlikte gittiğimiz Ermenistan gezimizle ilgili notlarım gazetemizde yayınlanmıştı. O notlarda Ermenistan Parlamentosu ziyaretimizden de kısaca bahsetmiştim. Bu ziyaret sırasında "Orbeli" Merkezi aracılığıyla iktidar blokundan"Benim Yolum" partisinin milletvekili, dilbilimci-coğrafyacı, Avrupa İnsan Hakları ve Kamu Sorunları Daimi Komisyonu üyesi Maria Karapetyan ile Agos okuyucuları için özel bir röportaj gerçekleştirdim. Karapetyan, Ermenistan Parlamentosu’ndaki odalardan birini bize tahsis ederek sorularıma kapsamlı yanıtlar verdi.
Sayın Karapetyan, çok teşekkür ederim ki bizi kabul ettiniz. Türkiye-Ermenistan ilişkilerinideki normalleşme süreci neden öngörüldüğü gibi ilerlemiyor?
Siyasi iradenin gerekliliğine inanıyorum. İki ülkenin liderleri zaten özel temsilciler atadılar ve ülkelerimiz arasındaki ilişkileri düzenlemek için somut anlaşmalara vardılar. Biz bu anlaşmaların hayata geçirilmesini sabırsızlıkla bekliyoruz, özellikle iki alanda.
Birincisi diplomatik ilişkilerin kurulmasıdır. Bu çok önemli. Çünkü özel temsilciler olmasına rağmen, ülkelerimiz arasındaki temaslar şu ana kadar "atıl". İki ülkenin sürekli iletişim imkânına sahip olması çok daha iyi olurdu. Ki bu, diplomatik ilişkiler yoluyla gerçekleşebilir. Tüm normal ülkeler ilişkilerini böyle düzenler. Diğer anlaşma ise sınırımızın açılmasıyla ilgili. Belki de küçük bir adımdan başlamak için net anlaşmamız var. Yani sınırın nihai ve tam açılmasından önce, Ermenistan ve Türkiye arasında diplomatik pasaportlu kişiler ve üçüncü ülke vatandaşları için sınırı açmak.
Sınırın tamamen açılması elbette nihai hedefimizdir. Bu, sadece iki ülke arasındaki ilişkiler açısından değil, daha geniş bir bağlamda da çok önemlidir, çünkü açık sınır insanların ve malların taşınmasını kolaylaştırabilir.
Ekonomik işbirliğinden bahsederken hem bölgemizi hem de daha küresel çerçeveyi kastediyorum. Bunların uygulanması için herhangi bir pratik engel yoktur. Sınırı ve geçiş noktalarını teknik olarak ve insan kaynağı açısından (çalışanlar, sınır muhafızları) zaten hazırladık ve bu anlaşmayı da uygulamaya hazırız. Türk meslektaşlarımızdan da aynısını bekliyoruz. Gerçekten de salt siyasi iradenin varlığı halinde bunun uygulanması mümkündür.
Bildiğimiz gibi Ermenistan sınır kapılarını yeniledi. Türk tarafında da benzeri bir hazırlık olduğunu duydunuz musunuz?
Hayır, diğer tarafta böyle bir hazırlık olup olmadığı konusunda bilgim yok. Bazı haberler biliyorum. Özellikle ortak köprünün onarımı ve diğer konular hakkında.
Azerbaycan, Türkiye-Ermenistan normalleşme sürecini etkiliyor. Neden Azerbaycan ile barış anlaşması imzalanmadı? Hangi noktalar tartışmalı?
Ermenistan ve Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin kurulması ve sınırın tamamen açılması, bölgemizdeki diğer ilişkilerin düzenlenmesi üzerinde olumlu bir etki yapabilir. Özellikle Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki barış sürecinde.
Ermenistan-Azerbaycan düzenlemesi ve barış sürecine en ciddi şekilde yaklaşıyoruz. Barış anlaşmamızın 17 maddesinden 15'i üzerinde zaten anlaştık. Son iki madde, ki şu anda müzakere aşamasındadır, uluslararası kurumlardaki ve mahkemelerdeki karşılıklı davaların geri çekilmesi ve üçüncü ülke güçlerinin Ermenistan-Azerbaycan ortak sınırına yerleştirilmesinden vazgeçilmesi. (Bu söyleşiden sonra iki ülke anlaşmava vardıklarını duyurdular ancak hala tartışmalı meseleler var. L.K.)
İşte bu iki konu etrafında nihai bir anlaşmaya varılması durumunda barış anlaşmasının kopyası imzalanmaya hazır olacak. Bu yönde elbette kararlı ve ciddi bir çalışma yürütüyoruz.
Aynı zamanda ilk düşünceme geri dönersek, Ermenistan ve Türkiye arasındaki sınırın tamamen açılmasının, diplomatik ilişkilerin kurulmasının, Ermenistan-Azerbaycan normalleşme süresi üzerinde olumlu bir etkisi olabilir.
Rusya ile ilişkilerin donması Ermenistan'daki Rus yatırımlarını etkiliyor mu?
Ermenistan ve Rusya sağlam ekonomik bağlara sahiptir. Ermenistan ve Rusya'nın ilişkilerinin donmuş olduğu ifadesine katılmam. Bu ilişkiler çalışıyor, işliyor. Biz tüm ülkelerle ilişkilerimize samimiyetle yaklaşıyoruz. Duygusal faktörler olmadan ve iki ülkenin çıkarlarının birleştirilmesi olanaklarından hareket ediyoruz. Pragmatizm diye tarif edebiliriz. Rus meslektaşlarımızla da böyle çalışıyoruz. Ermenistan ve Rusya, dediğim gibi, sağlam ekonomik bağlara sahiptir ve bu bağları zedeleyecek herhangi bir siyasi neden görmüyoruz.
Türkiye-Ermenistan sınırı açılırsa bunun Ermenistan ekonomisine ne tür etkileri olabilir?
Bir önceki yanıtımı dikkate alarak, aynı zamanda vurgulamak istiyorum ki Ermenistan, ekonomisinin ve savunma ihtiyaçlarının çeşitlendirilmesi yönünde kararlı çabalar sarf ediyor. Yeni ortaklar arıyoruz ve elbette, bu ortaklık arayışının özellikle bölgemizde başarıyla sonuçlanmasından mutlu olacağız. İşte bu açıdan Türkiye ile sınırın açılması, halkımıza, sınır boyunca yaşayan topluluklara ve her iki ülkenin bu alanında yaşayan vatandaşlarına refah açısından fayda getirebilir.
Vurguladığım gibi, bu sınırın açılması daha geniş bölgesel ve küresel bir bağlama sahiptir. Küresel anlamda, Hindistan'dan, Çin'den malların Orta Asya, Güney Kafkasya, Türkiye toprakları üzerinden, Karadeniz veya karasal yolla Avrupa Birliği'ne ulaşmasını istiyoruz. Avrupa'ya ulaşsınlar ve tersine de malların akışı olsun. Sadece mallar değil, mümkün olan tüm varlıkların akışı gerçekleşsin. Enerji taşıyıcılar, işgücü veya herhangi bir hareket olsun. Bu doğrultuda Ermenistan, tüm komşu ülkelerle yapıcı bir diyalog içinde olmaya ve bu transit geçişleri gerçekleştirmek için yollarını ve altyapısını karşılıklılık ilkesi doğrultusunda sağlamaya hazırdır.
Karşılıklılık ilkesi üzerinde bir an durmak istiyorum, anlaşılır bir dilde açıklamak için. Biz istiyoruz ki bu tüm taşıma ve transit sisteminde aynı kurallar işlesin. Yani Ermenistan'ın kendi mallarını komşu ülkelerin topraklarından ihraç edebileceği koşullarla ve kurallarla, aynı şekilde komşu ülkelerin de bizim alanımızı kendi mallarının transit geçişini organize etmesi aynı çerçevede olsun. Biz bu projeye "Barış Kavşağı" adını verdik. Çünkü aynı zamanda inanıyoruz ki ülkeler arasındaki bu ekonomik karşılıklı bağımlılık daha güçlü ve istikrarlı bir barışa ulaşmaya da katkıda bulunabilir.
AB ile ilişkiler hakkında neler söylersiniz?
Ermenistan'ın Avrupa'ya uyumunun, yıllar önce başlayan ve şu anda devam eden bir süreç olduğunu düşünüyorum. Şimdi bu ilişkilere yeni bir ivme kazandırıyoruz. Ermenistan ve Avrupa Birliği arasında daha önce imzalanmış kapsamlı ortaklık anlaşmasının yanı sıra, şimdi yeni bir ortaklık gündemini müzakere ediyoruz, bu da bu işbirliğine ek bileşenler ekleyecek.
Burada Ermenistan için bölgemizin ve bölgesel politikalarımızın büyük bir öncelik olduğunu vurgulamak istiyorum. Yani Ermenistan ve başka herhangi bir birim - ister ülke, ister birlik olsun - ilişkilerini dengeli bir dış politika bağlamında değerlendirmeyi ve komşularımızın da bunu gözetmesini istiyoruz.
Daha önce de belirttiğim gibi, bütün bunlar Ermenistan'ın ekonomisinin ve güvenlik ihtiyaçlarının çeşitlendirilmesiyle ilgili, çünkü tek bir merkeze bağımlılığın büyük kırılganlıkları beraberinde getirdiğine inanıyoruz. Ermenistan'ın temel gıda ihtiyaçlarını karşılamak için, ekonominin diğer dallarını, enerji sektörünü ve güvenlik alanını çeşitlendirmeye ihtiyacı var. Ama bütün bunları, Güney Kafkasya'nın barış ve istikrarını sağladığına inandığımız dengeyi bozmadan doğal bir şekilde yapıyoruz.