CHP’nin eski genel başkanlarından ve eski Dışişleri Bakanı Çetin, katıldığı bir televizyon programında yakın tarihe ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Çetin 1915 için "Cumhuriyet kurulduğu zaman o günkü kadro çıkıp ‘Böyle bir şey oldu, yanlışlıklar da var işin içinde. Çok üzücü olaylar da oldu. Özür diliyoruz’ denseydi belki bu iş bu kadar büyümezdi" dedi. Çetin daha sonra yaptığı açıklamada "1915 Ermeni olaylarında aslında karşılıklı çok acı olayların yaşandığını düşünüyorum. Karşılıklı özür dilemenin uygun olacağını düşünüyorum. Bu yapılabilseydi sonradan yaşanan acı gelişmeler önlenebilirdi" diye konuştu.
Başbakan Yardımcılığı, TBMM Başkanlığı gibi görevlerde de bulunan eski CHP Genel Başkanı Hikmet Çetin, Artı TV’de ‘Kemal Avcı ve Siyaset Ötesi’ programına konuk oldu.
Çetin, CHP’nin devletle özdeşleşmiş bir parti olduğunu ve tarihinde iyi şeyler olduğu gibi kötü şeylerin de yer aldığını belirtti. Mustafa Kemal Atatürk’ün büyük bir devrimci olduğunu ancak o dönemde bazı yanlışların da yapıldığını söyledi. Çetin, “1915 Ermeni Olayları” olarak tarif ettiği Ermeni Soykırım ve “Dersim Olayları” olarak tarif ettiği Dersim Katliamı için şunları söyledi:
“Mesela Dersim olayları… Şimdi Dersim olaylarında öyle mi olmalıydı? Öyle olmayabilirdi. Yani baba sağken, baba dururken çocuğu asmak falan, onlar olacak şeyler değil tabi. Bir şekilde bunları anlatıp özür dilenebilirdi. Tıpkı 1915 Ermeni olayları gibi. Cumhuriyet kurulduğu zaman, yani o günkü kadro; niye bunu yapamadılar, onu da bilemiyorum. O günkü kadro çıkıp işte ‘Böyle bir şey oldu, yanlışlıklar da var işin içinde. Çok üzücü olaylar da oldu. Özür diliyoruz’ denseydi belki bu iş bu kadar büyümezdi. Yani bir özür dilemeyi yenilgi anlamına gelmezdi. Özür dilemeyi bir araç kullanılabilir. Gerektiği zaman. Yapamadık.”
Çetin, Dışişleri Bakanlığı döneminde hükümete Ermenistan’ı tanımayı da önerdiğini ifade etti ve şunları söyledi:
“Bizden önceki hükümet giderayak Azerbaycan’ı tanımış, diğerleri duruyor. Ben ilk toplantıda şunu söyledim. Dedim ki, ‘Benim gibi düşünenlere benim ihtiyacım yok. Benim gibi düşünmeyenlere benim ihtiyacım var.’ Ben bunu söyleyince Ünal bey diye bir Genel Sekreter Yardımcısı vardı. Çok değerli bir büyükelçi. Dedi ki, ‘Efendim Ermenistan dahil herkesi, hepsini tanıyalım.’ Tanımak başka bir şey, diplomatik ilişki kurmak başka bir şey. Biz dünyada ilk ülkeyiz o dönemde. Daha resmen dağılmadan 16 Aralık 1991’de biz bütün o cumhuriyetlerin bağımsızlıklarını tanıdık.”
Hikmet Çetin, programda Paris Kürt Konferansı’na katılan yedi milletvekilinin SHP’den (Sosyal Demokrat Halkçı Parti) ihraç edilmesinin de parti için bir kırılma noktası olduğunu söyledi. Çetin, kendisinin ihracı önlemeye çalıştığını ancak Deniz Baykal’a yakın üyelerin oylarıyla ihracın gerçekleştiğini ifade etti.
önlenebilirdi" dedi.