İstanbul Barosu Davası: 21 Mart'a ertelendi

Suriye'de öldürülen iki gazeteci için açıklama yapmaları nedeniyle haklarında görevlerine son verilmesi talebiyle dava açılan İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu ile yönetim kurulu üyelerinin ilk duruşması bugün görüldü. Tartışmalı geçen duruşmada TBB'nin müdahilliği kabul edilirken, bir sonraki duruşma tarihi 21 Mart olarak belirlendi.

İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu ile yönetim kurulu üyeleri hakkında görevlerine son verilmesi talebiyle açılan davanın ilk duruşması, bugün görüldü. Katılımın yoğun olduğu ve tartışmalı geçen yargılamada bir sonraki duruşma tarihi 21 Mart saat 9.30 olarak belirlendi.

İstanbul Barosu, 19 Aralık’ta Suriye’nin kuzeyindeki gelişmeleri takip ettikleri sırada öldürülen gazeteciler Nazım Daştan ve Cihan Bilgin ile ilgili 21 Aralık'ta bir açıklama yayınlamıştı. Açıklamada, çatışma bölgelerinde gazetecilerin hedef alınmasının uluslararası insancıl hukukun ihlali olduğuna dikkat çekilerek, olayla ilgili etkili bir soruşturma çağrısında bulunulmuştu. Açıklamanın ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Baro yönetimi hakkında “terör örgütü propagandası yapmak” ve “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak” suçlarından soruşturma başlattı.
14 Ocak 2025’te Savcılık  Avukatlık Kanunu’nun 77(5) Maddesi uyarınca Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu ve Baro Yönetim Kurulu Üyeleri Rukiye Leyla Süren, Hürrem Sönmez, Ahmet Ergin, Metin İriz, Mehmedali Barış Beşli, Yelda Koçak Urfa, Fırat Epözdemir, Ezgi Şahin Yalvarıcı, Ekrem Bilen Selimoğlu ve Bengisu Kadı Çavdar’ın görevlerine son verilmesi ve yeni baro başkanı ile yönetim kurulu üyelerinin seçilmesi talep etti. Dava gerekçesinde, baronun açıklamasının kendisine verilen yetkileri aştığı ve resmi göreviyle uyuşmadığı öne sürüldü. Ancak savcılığın yazısında, iki gazetecinin 'terör örgütü üyesi' olduklarına dair kesinleşmiş bir mahkeme kararı gösterilemedi. 

Kaboğlu: Bu dava Anayasaya aykırı

Gazete Duvar'ın haberine göre duruşmada müdahillik için yapılan 100’den fazla başvuru hakim tarafından reddedildi. Ayrıca tutuklu İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Fırat Epözdemir’in duruşmaya getirilmemesine avukatlar tepki gösterdi.
Duruşmada söz alan İbrahim Kaboğlu, davanın Anayasa Madde 2’ye aykırı olduğuna dikkati çekti. Hukukun üstünlüğünü savunmak ve insan haklarını korumanın görevleri olduğunu söyleyen Kaboğlu, “Anayasa madde 2'ye göre barolara hukukun üstünlüğünü koruma görevi verilmiştir. Barolar hukuk devletinin bekçiliği görevini üstlenmiştir” ifadelerini kullandı.
Barolar için kamu hukuku kurallarının geçerli olduğuna dikkat çeken Kaboğlu, “Bu dava Anayasa'ya aykırılık içeriyor” dedi. Anayasa aykırılık itirazlarının ciddiyetle ele alınmasını belirten Kaboğlu, davanın Anayasa Mahkemesi’ne gönderilmesi gerektiğini söyledi.

Turgut Kazan: Amaç dışı faaliyet tatara titiri!

Kaboğlu’nun savunmasından sonra eski İstanbul Barosu başkanlarından hukukçu Turgut Kazan söz alarak, baronun susturulmaya çalışıldığını söyledi.
“Baro bu yöntemle susturulacak olursa savunma ve adil yargılanma hakkı ölür” diyen Kazan, şunları söyledi:
“Davanamede propaganda yapıldığı kabul ediliyor. ‘Yapılan propaganda manevi anlamda lehte katkı sağlamaktır’ diyor. Bunu amaç dışı faaliyet nasıl sayarsınız? Baronun ‘amaç dışı faaliyeti’ diye bir tanım olamaz. O değişiklik neden yapıldı? Hangi kararlarla, hangi gerekçeyle verildi. Anayasa Mahkemesi’nde nasıl karar verildi? Amaç dışı faaliyet tatara titiri! Ne demek amaç dışı faaliyet? Olamaz amaç dışı faaliyet. Ben çok acılar gördüm. DGM’lerde avukatlık yaptım, DGM’ler çok acımasızdı. FETÖ’cü hakim savcıları gördüm. Bir daha bu acıların yaşanmasını istemiyorum. Ama şimdi çok daha büyük acıların yaşandığını görüyorum. Baro bu şekilde ceza alırsa ben ve bütün meslektaşlarım için güvenceli görev yapma imkanı ortadan kaldırılmış olur. Ben hukukçuyum değişen devre bakmam, siz de bakmamalısınız.”

Erinç Sağkan: TBB de müdahil olmalı

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan, Kaboğlu’nun TBB’nin yönetiminde olduğunu ve TBB’nin davaya müdahil olması gerektiğini söyledi.

Sağkan’ın ardından söz alan Avukat Akın Atalay, “Bu davada anayasaya aykırılık ciddiye alınmayacaksa bunun anlamı başkadır. Bunun anlamı davanın sonucuna işaret eder” diye konuştu.
İstanbul Barosu Yönetim Kurulu üyesi Rukiye Leyla Süren, hakime seslendi. Süren, “Bir aydır biz size ulaşamıyoruz. 30 yıllık bir meslektaşınızım, size ulaşamıyorum” dedi.

Bir sonraki duruşma 21 Mart'ta

Ara kararını açıklayan mahkeme, TBB'nin davaya müdahil olma talebini kabul etti. Ayrıca mahkeme heyeti, davalı Fırat Epözdemir’in SEGBİS ile bir sonraki duruşmada hazır bulundurulmasına karar verdi. Mahkeme, diğer tüm talepleri reddetti. Bir sonraki duruşma tarihi, 21 Mart saat 9.30’a olarak belirlendi.