Öcalan'dan "Silahları bırakın" çağrısı

Abdullah Öcalan'dan günlerdir beklenen çağrı İmralı heyeti tarafından açıklandı. Öcalan, "Devlet ve toplumla bütünleşme için kongrenizi toplayın ve karar alın" sözleriyle tüm gruplara silah bırakma ve PKK'ya kendini feshetme çağrısı yaptı.

DEM Parti'nin İmralı heyeti, İmralı Adası'nda üçüncü görüşmesini yaptıktan sonra Abdullah Öcalan'ın tarihi çağrısını İstanbul'daki Elit World (Taksim) Otel’de açıkladı.

Basın toplantısında konuşan Sırrı Süreyya Önder, Basın toplantısında konuşan Sırrı Süreyya Önder, "'Perspektifi ortaya koyarken, şüphesiz pratikte silahların bırakılması ve PKK’nin kendini feshi, demokratik siyaset ve hukuki boyutun tanınmasını gerektirir' notunu da bizlere iletti" sözleriyle Öcalan'ın mesajını özetledi.

Sırrı Süreyya Önder açılış konuşmasını şu sözlerle yaptı:

"Cezaevlerindeki arkadaşlarımız da bizi izliyorlar, onları da selamlıyoruz. Cumartesi Anneleri de burada, aydınlar, sanatçılar ama en çok barış akademisyenleri, bilim emekçileri bu barışta sizin payınız yadsınamaz, ebedi şükranlarımızı kabul etmenizi diliyoruz."

"Garda, Suruç'ta barış için toprağın altına giren kardeşlerimizi minnetle selamlıyoruz. Sizin hatıranızadır bu barış. Bu ülkenin bütün evlatları, bu anlamsız süreçte hayatını kaybeden askeri, polisi ayırt etmeden saygıyla, sevgiyle selamlıyoruz. Bir daha böyle günler görmemeyi diliyoruz. Bunun sözünü veriyoruz onlara da."

"Kışın bitip baharın geleceği şu günlerde umudu yeşertmeye gittik. Filiz kütükten kuvvetlidir. Şimdi huzurlarınızdayız. Varlığımız umudu yeşertmenin uğrunda geçti. Öyle de devam edecek. Ta ki bu ülke bir gülistana dönene kadar. Bugünlerin de çok yakın olduğunu biliyoruz. Emeği geçen bütün siyasilere Sayın Cumhurbaşkanına, sayın Devlet Bahçeli'ye sayın Özgür Özel'e ismini sayamadığım bütün muhalefet liderlerine katkılarından dolayı teşekkür ediyorum."

"Bugün İmralı ziyaretimizi gerçekleştirdik. Sayın Öcalan sizinle ve bütün kamuoyuyla, dünyayla paylaşmak üzere mesajını verdi. Tarihin Tarihin bir kırılma anındayız ama olumlu bir kırılma. Gerçekten artık mevcut kaotik ortamdan onurlu bir çıkış bulmanın eşsiz bir pusulasıyla geldik."

Önder'in açıklamalarından sonra Öcalan'ın çağrısının Kürtçe metnini Ahmet Türk okudu. Ardından söz alan Pervin Buldan da Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, MHP lideri Bahçeli'ye ve Öcalan'a teşekkür etti.

Buldan, "Barış ve demokratik toplum çağrısı" başlıklı Türkçe metni okumaya başladı:

"PKK; tarihin en yoğun şiddet yüzyılı olan 20. asrı, iki dünya savaşı, reel-sosyalizm ve dünya genelinde yaşanan soğuk savaş ortamları, Kürt realitesinin inkarı, başta ifade olmak üzere özgürlükler konusunda yasaklardan kaynaklı oluşan zeminde doğmuştur.

Teori, program, strateji ve taktik olarak yüzyılın reel-sosyalist sistem gerçeğinin ağır etkisinde kalmıştır. 1990'larda reel-sosyalizmin iç nedenlerle çöküşü ve ülkede kimlik inkarının çözülüşü, ifade özgürlüğünde sağlanan gelişmeler, PKK'nin anlam yoksunluğuna ve aşırı tekrara yol açmıştır. Dolayısıyla ömrünü benzerleri gibi tamamlamış ve feshini gerekli kılmıştır.

Kürt-Türk ilişkileri; 1000 yılı aşan tarihler boyunca Türkler ve Kürtler, varlıklarını sürdürmek ve hegemonik güçlere karşı ayakta kalmak için gönüllülük yönü ağır basan, hep bir ittifak içinde kalmayı zorunlu görmüşlerdir.

Kapitalist modernitenin son 200 yılı, bu ittifakı parçalamayı esas gaye edinmiştir. Etkilenen güçler, sınıf temelleriyle birlikte buna hizmeti esas bellemişlerdir. Cumhuriyetin tek tipçi yorumlarıyla birlikte bu süreç hızlanmıştır. Günümüzde çok kırılgan hâl alan tarihsel ilişkiyi, kardeşlik ruhu içinde inançları da göz ardı etmeden yeniden düzenlemek esas görevdir.

Demokratik toplum ihtiyacı kaçınılmazdır. Cumhuriyet tarihinin en uzun ve kapsamlı isyan ve şiddet hareketi olan PKK'nin; güç ve taban bulması, demokratik siyaset kanallarının kapalı olmasından kaynaklanmıştır.

Aşırı milliyetçi savruluşunun zorunlu sonucu olan; ayrı ulus-devlet, federasyon, idari özerklik ve kültüralist çözümler, tarihsel toplum sosyolojisine cevap olamamaktadır.

Kimliklere saygı, kendilerini özgürce ifade edip, demokratik anlamda örgütlenmeleri, her kesimin kendilerine esas aldıkları sosyo-ekonomik ve siyasal yapılanmaları ancak demokratik toplum ve siyasal alanın mevcudiyetiyle mümkündür.

Cumhuriyetin ikinci yüzyılı ancak demokrasiyle taçlandırıldığında kalıcı ve kardeşçe bir sürekliliğe sahip olabilecektir. Sistem arayışları ve gerçekleştirmeler için demokrasi dışı bir yol yoktur. Olamaz. Demokratik uzlaşma temel yöntemdir.

Barış ve demokratik toplum döneminin dili de gerçekliğe uygun geliştirilmek durumundadır.

Sayın Devlet Bahçeli'nin yaptığı çağrı, Sayın Cumhurbaşkanın ortaya koyduğu iradeyle diğer siyasi partilerin malum çağrıya dönük olumlu yaklaşımlarıyla oluşan bu iklimde silah bırakma çağrısında bulunuyor ve bu çağrının tarihi sorumluluğunu üstleniyorum.

Varlığı zorla sona erdirilmemiş her çağdaş cemiyet ve partinin gönüllü olarak yapacağı gibi devlet ve toplumla bütünleşme için kongrenizi toplayın ve karar alın; tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir.

Ortak yaşama inanan ve çağrıma kulak veren tüm kesimlere selamlarımı iletirim"

Açıklamanın sonunda tekrar söz alan Önder, "Bize ilettiği son bir notu var. Onu da aktaralım" diyerek şu mesajı aktardı:

"Perspektifi ortaya koyarken, şüphesiz pratikte silahların bırakılması ve PKK’nin kendini feshi, demokratik siyaset ve hukuki boyutun tanınmasını gerektirir."


Kategoriler

Güncel