İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 53’ü tutuklu 414 kişinin yargılandığı İBB davasının ikinci duruşmasına, 11. günde tahliye beyanlarıyla devam ediliyor.
İBB davasının ikinci duruşmasında Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 13 kişinin beyanları alınacak.
Tutuksuz sanıkların beyanlarıyla başlayan ikinci celsede bu hafta, aylık tutukluluk incelemesi için tutuklular ve avukatları tahliye talebinde bulunacak. Mahkeme heyetinin, beyanların sona ermesinin ardından tahliye taleplerini karara bağlaması bekleniyor.
Dört ay devam eden birinci celse sonunda 57 kişi tahliye edilmişti.
"1,5 yıldır çile çekiyorum”
Tutuklu sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerini aldı, duruşma başladı. Sanık kürsüsüne ilk gelen isim Medya A.Ş. Satın Alma ve İhale Müdürü Fatoş Ayık oldu. Ayık, Kadir Topbaş döneminde İBB’de işbaşı yaptığını belirtti ve “Varlığından haberdar olmadığım bir örgüt yüzünden 1,5 yıldır çile çekiyorum” ifadelerini kullandı.
Kamu kurum ve kuruluşlarını zarara uğratmakla suçlandığını belirten Fatoş Ayık, tam aksine hizmet alımlarında Medya A.Ş.’de yüzde 40 kar olduğunu belirtti. Ayık, ne kendisinin ne de annesiyle babasının başını öne eğdirecek bir eylemde bulunmadığını ifade etti.
Fatoş Ayık ve avukatının ardından sıra bir diğer tutuklu sanık Taner Çetin’in tutukluluk incelemesine yönelik beyanlarına geldi. Çetin’in yerine söz alan avukatı Pınar Çengel, müvekkilinin suçlandığı ihale yöntemleriyle 2019’dan öncekilerin aynı olduğunu belirtti ve “Önceki dönemlerde aynı ihaleleri yapan insanların hepsi ödüllendirilmiş. Bazıları bugün bakanlık bünyesinde görev yapıyor” dedi.
Gökçe: “Sizden merhamet istemiyorum, adalet istiyorum”
Taner Çetin'in avukatlarının tahliye taleplerinin ardından sanık kürsüsüne Buğra Gökce geldi. Gökce, "Belediye encümeninin aldığı kararlara imza atmak suç ise, Çankaya'da, İzmir'de de binlerce yıl ceza alacak kadar suç işlemiş olabilirim. Bu suçu Türkiye'de işlememiş bürokrat yoktur. Hatta bazıları şu an bakanlıklarda çalışıyordur" ifadelerini kullandı.
Attığı imzaların örgüt adına olduğuna yönelik iddiaya ilişkin de konuşan Buğra Gökce, "Örgüt adına olması için menfaat sağlamam lazım. Kredi ile aldığım bir evim var, arabam yok. Cezaevinde yattığım sürede de maddi sıkıntı yaşıyorum ve bununla da onur duyuyorum" dedi. Gökce, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na aday olmak için İBB'deki görevinden istifa ettiğini hatırlattı ve "Beni aday yapmadılar, ben nasıl örgüte hizmet etmiş olabilirim" ifadelerini de kullandı.
Buğra Gökce kendisinden önce aynı görevi yapan isimlerin daha sonra Ulaştırma Bakanı ve İller Bankası Başkanı olduğuna değindi. Gökce, sözlerini bitirirken “Sizden merhamet istemiyorum, adalet istiyorum” dedi.
Buğra Gökce ve avukatının beyanlarının ardından kürsüye Ramazan Gülten geldi. Gülten, hakkında menfaat elde ettiğine dair somut bir delil ya da beyan olmadığına değindi ve “İmar planının onay etkisi idarede değil, belediye meclisindedir. Görev ve sorumluluğum olmayan bir yerden suçlanıyorum ve hakkımda beyan da yoktur” dedi.
Ramazan Gülten, “Sözde örgütsel hikeyarşi içerisinde sözde örgüt yöneticileri ile aramda tek bir iletişim kaydı dosyada bulunmamaktır” dedi ve kendisi tutukluyken doğan kızıyla yaşayacağı anıların daha fazla eksiltilmemesini istedi.
Avukatlar Ermaner ve Ersöz hakkında soruşturma
Ramazan Gülten'in ardından avukatı Enes Hikmet Ermaner söz aldı ve Aziz İhsan Aktaş davasında tıpkı müvekkili gibi komisyonda zorunlu olarak bulunan üyelerin tamamının beraat ettiğine vurgu yaptı. Ermaner, "Bu bizim söylemlerimizi açıkça doğrulamaktadır" dedi.
Ramazan Gülten’in avukatı Enes Hikmet Ermaner, kendisi ve avukat Hüseyin Ersöz hakkında, duruşmalardaki beyanları nedeniyle soruşturma başlatıldığını da sözlerine ekledi. Ermaner, bu soruşturmanın avukatlık faaliyetleri nedeniyle olduğunu vurguladı. Ermaner’in sözlerinin ardından sanık kürsüsüne Barış Kılıç geldi.
Tutuklu sanık Barış Kılıç, 16 eylemden sorumlu tutulduğunu, bunların 7'sinde imzasının dahi bulunmadığını ifade etti. Kılıç, çalıştığı süre içinde mal varlığında bir artış olmadığına değindi. Kılıç'ın avukatının beyanlarının ardından duruşmaya ara verildi.
Aranın ardından duruşma Güldem Şık ile başladı. Tahliye talebine ilişkin Güldem Şık söz aldı. Mahkeme heyetine seslenen Şık, "Kişi kartımla irtibat kurduğumdan bahsediliyor. İrtibat kurmak 18 ay cezalandırmamı mı gerektiriyor?" dedi. Tahliyesini talep eden Şık'ın ardından avukatı Tuba Fidancı söz aldı.
Güldem Şık'ın avukatı Tuba Fidancı, dosyada bir kanıt, görgüye dayalı bir beyan bulamadığını söyledi. Müvekkiliyle ilgili alanın sadece 2,5 sayfa olduğunu ve tekrarlanarak iddianameye konulduğunu belirten avukat Fidancı, "Hepimiz biliyoruz ki tekrar kanıt değildir" dedi. Şık'ın avukatı Fidancı'nın ardından tahliye talebine ilişkin sanık kürsüsüne Kağan Sürmegöz geldi.
Davanın tarafı olan kurumdan rapor istendiğini belirten tutuklu İBB Emlak Yönetimi Daire Başkanı Kağan Sürmegöz, bu bilirkişi raporunun geçersiz ve hukuksuz olduğunu ifade etti. Bu raporda kanunların karıştırıldığını söyleyen Sürmegöz, ecrimisilde eksik bedel belirlenmesinin söz konusu olmadığını belirtti. Tahliyesini talep eden Sürmegöz'ün ardından avukatı Devrim Güngör söz aldı.
Duruşma devam ediyor.
(Kaynak: İstanbul Yargılıyor)



